| TV Dizileri | TV Programları | Türk Sineması | Yabancı Filmler | Reklam Filmleri | Klipler | Ödüller | Teknik Altyapı | Depo | Home Video |
B İ R   T U T A M   B A H A R A T
Mustafa Hakkında Herşey
Oyuncular
George Corraface
Ieroklis Michailidis
Renia Louizidou
?amer Karadağlı
Başak Köklükaya
Tassos Bandis
Stelios Mainas
Odysseas Papaspiliopoulos
Markos Osse
Thodoros Exarhos
Athinodoros Prousalis
Kakia Panagiotou
Kostantina Mihailidou
Themis Panou
Yazan ve Yöneten
Tassos Boulmetis
Baş Yapımcılar
Robert Kirby, Harry Antonopoulos

Yapımcı
Lily Papadopoulos

Ortak Yapımcılar
Dionisis Samiotis, Artemis Skouloudi

Set Amiri
Kostas Lampropoulos

Yapım Yönetmeni
Yiannis Iakovidis

Kast Yönetmeni
Sotiria Marini

Yapım Tasarımı
Takis Zervoulakos

Özel Efektler
MAGIKON
Yiannis Georgariou
CINEPOS
Philippos Marmoutas

Müzikleri Besteleyen ve Orkestrayı Yöneten
Evanthia Reboutsika

Kurgu
George Mavropsaridis

Ses Mühendisi
Dimitris Athanasopoulos

Ses Tasarımı
George Mikroyiannakis

Kayıt Süpervizörü
Thanasis Arvanitis

Sanat Yönetmeni
Olga Leondiadou

Kostüm Tasarımı
Bianka Nikolareizi

Makyaj
Evi Zafiropoulou

Saç Tarımı
Chronis Tzimos

Filmin İstanbul Çekimlerini Gerçekleştiren
D PRODUCTIONS Uluslararası Yapım, Yayın ve Reklamcılık A.S.

Süre:
108 dk.

İstanbul mutfağı baharatlıdır.
Bunun nedeni, uzun süre önce İstanbul'un kozmopolit bir şehir olmasıdır. O zamanlar, dünyanın dört bir yanından insanlar anavatanlarını geride bırakır ve yeni bir yaşama başlamak için İstanbul'a gelirlerdi. Vatanlarını unutmamak için de, geleneksel öykülerini yiyecek tarifleriyle "bütünleştirirlerdi" . Valizlerinde getirdikleri tek şey, ya bir çimdik karabiber, ya bir tutam kekik, ya da bir parça safran olurdu. Ne var ki yeni düzenlerini kurar kurmaz, yeniden bir şey olur ve tekrar yola düşmeleri gerekirdi …"

"A TOUCH OF SPICE/BİR TUTAM BAHARAT"ın 50'li yıllarda İstanbul'da doğan senarist ve yönetmeni Tasos Boulmetis bizi lezzet ve aroma dolu bir serüvene çıkarıyor.

İstanbul'da büyükbabası tarafından büyütülen bir Yunan gencinin (Fanis) hikayesini konu alıyor. Yemek uzmanı ve akıl hocası olan büyükbabası, Fanis'e hem yemekleri hem de hayatı tatlandırmak için onlara biraz tuz ve BİR TUTAM da BAHARAT katmak gerektiğini öğretir…

Büyüyüp dört dörtlük bir aşçı olan Fanis, yemek yapma becerisini çevresindeki insanların hayatına tat katmak için kullanır. 35 yıl sonra Atina'dan ayrılır ve büyükbabası ve ilk aşkıyla tekrar bir araya gelebilmek için doğduğu yer olan İstanbul'a döner; ancak bu geri dönüş, kendi hayatına biraz baharat katmamış olduğunu hatırlatacaktır...

Amcasının hep dediği gibi, "Hayatta iki tür yolcu vardır: Gidenler ve geri dönenler; birincisi haritaya bakar, ikincisi ise aynaya…". Şimdi kahramanımızın kendi aynasına bakmasının zamanı gelmiştir.

"A TOUCH OF SPICE/BİR TUTAM BAHARAT"
insanın kendinin farkına varışı, vatanlarını geride bırakan insanlar ve kişisel çatışmalar hakkında, acı-tatlı bir nostaljik komedi; ama daha önemlisi, bize yemek yapmanın aşk ve yaşam hakkında ne denli değerli dersler verdiğini gösteriyor.

Bu dokunaklı ama komik yetişkinlik hikayesi, mizahı, duygusallığı, romantizmi ve insanın ağzını sulandıran lezzetleriyle, dünyanın dört bir yanındaki sinemaseverleri memnun edecek..

ÖZET

Hazırlık

Fanis Lakovidis 40 yaşındadır ve hayatında bir dönüm noktasına, ilminin yön göstermeye yetmediği bir kavşağa gelmiştir. Popüler bir astrofizik profesörü olmuştur ve öğrencileriyle çok iyi ilişkiler içindedir, çünkü kendisi de pek çok açıdan bir öğrencidir, bir hayat öğrencisi…

Büyükbabası ve akıl hocası "Vassilis Dede" bir halk bilgesidir ve hem Yunanlar'ın hem de Türkler'in aynı ölçüde saygı gösterdiği ve uyguladığı kendine özgü bir yemek felsefesine sahiptir. Fanis yedi yaşından beri büyükbabasını görmemiştir. Büyükbabası onca yıldan sonra birdenbire Atina'ya gelmeye karar verince, yaklaşmakta olan bu ziyaret Fanis'in yaşamında bir dönüm noktası oluşturur.

Büyükbabasının Atina'ya geliyor olması, Fanis'in tek bir yere saplanıp kalmış olma durumunu sorgulamasına, geçmişiyle ve bugünüyle uzlaşmasına, ve gelecekle ilgili ufkunun genişlemesine yol açar. Doğduğu topraklara ait tariflerden oluşan bir "Politiki Mutfağı" hazırlaması ise uzun süredir unuttuğu anıları canlandırır ve böylece büyükbabasının gelişi daha da büyük bir önem kazanır.

Büyükbabasının eski arkadaşları Fanis'in evinde toplanırlar. Tam şerefine kadeh kaldıracaklarken bir telefon gelir ve Vassilis Dede'nin aniden hastalandığını bildirilir. Fanis bunun üzerine zaman ve mekan olarak geçmişe beklenmedik bir yolculuk yapar. Amcası hep şöyle demiştir: "İki tür yolcu vardır: Haritaya bakanlar ve aynaya bakanlar. Birincisi uzaklaşmaya çalışır; ikincisi eve dönmeye".
Hazır olsa da olmasa da, Fanis için aynaya bakma zamanı gelmiştir.


İştah Açıcılar

Fanis ilk hayat derslerini 1950'lerde büyükbabasının İstanbul'un doğusunda hareketli bir pazardaki küçücük dükkanında alır. Vassilis Dede'nin yemek yapmadaki uzmanlığı bir yemeğe lezzet katmak için baharat kullanmanın çok ötesindedir: Bir yemek felsefecisi olarak, otlar ve baharatlar konusundaki engin bilgisi, günlük ve politik yaşamın diplomatik uygulamalarını da içermektedir. Örneğin kimyon yemeğe dikkat çeker, tarçın ise insanları birbirine yaklaştırır, birbirlerinin gözlerinin içine bakıp duygularını dile getirmelerini sağlar.

Vassilis Dede'nin Türk insanlarının benzersiz yöntemlerini ve bilgeliğini kavramış olması onu "Poli"nin (ConstantinoPOLİ [Poli=Yunanca şehir], Constantinople [İstanbul'un BizD PRODUCTIONS dönemindeki ismi]) tüm sakinleri tarafından sevilen ve sayılan biri hâline getirir. Vassilis Dede mevki sahibi insanlara ve diplomatlara olduğu kadar, ev kadınlarına ve emeklilere de danışmanlık yapmaktadır. Politik çalkantıları her zaman önceden tahmin edebilmektedir ve bu konudaki yanılmaz barometresi sarımsaktır.

Fanis ilk astronomi derslerini de büyükbabasından almıştır. Her bir gezegenin kendine ait bir baharatı vardır: Güneş biber doludur çünkü yanar, Venüs tarçın doludur çünkü, tüm kadınların en güzeli olarak hem acı hem de tatlıdır, tıpkı (tüm diğer kadınlar ve) tarçın gibi… Dünya ise tuz doludur çünkü tuz hayata tat katar.

İstanbul'daki Rumlar arasında çoğu evlilikler anlaşmalıdır, ve bir gelin adayı için (çeyizi kadar olmasa da neredeyse aynı derecede önemli) en önemli özellik "Politiki Mutfağı" (İstanbul Mutfağı) hazırlamadaki yeteneğidir. Küçük Fanis, annesi bir gelin adayının aşçılığını değerlendirmek üzere araştırma ziyaretlerine gittiğinde ona eşlik etmeyi çok sever ve heyecanlı gelin adaylarının "Politiki Mutfağı"nın sırlarını öğrendiği İstanbul mutfaklarında uzun saatler geçirir.

Bunlar Küçük Fanis için güzel zamanlardır. Bu zamanları daha da güzel kılan şey, annesi tarafından hep kırmızı bir şemsiye taşımaya zorlanan ilk aşkı SAİME'dir. Saime, annesinin en iyi arkadaşı ve zarif bir kadın olan Ayşe'nin kızıdır. Annesi ile Ayşe ne zaman birlikte kahve içmeye ya da alışverişe gitse, küçük Fanis ve Saime, küçük dükkanın kilerinde hayatın tatlı sırlarını keşfetmeleri için Vassilis Dede'ye bırakılır. Fanis ve Saime, çocukluğun verdiği coşkuyla, geleceklerini planlarlar… Küçük Fanis, Saime'ye yemek pişirmeyi öğretir… tabi Saime onun için dD PRODUCTIONS ederse.

Birlikte ilk coğrafya derslerini alırlar. Vassilis Dede ne zaman iştah açıcı bir kartpostal alsa, üzerindeki resmi uygun baharatlara batırıp, hevesli öğrencilerine koklatır. Bu kartpostalları gönderen kişilerin başında, Emilios Amca gelmektedir. Bir ticari geminin kaptanı olarak dünyayı gezen Emilios Amca'nın, uğradığı her limandaki bayanlara ilişkin pek çok "avcılık hikayesi" vardır. Emilio Amca onların dünyaya açılan kapısıdır ve limana her dönüşünde tüm aile bireyleri için küçük birer hediye getirir: Vassilis için kartpostal, Fanis'in annesi Sultana için naylon çorap ve düdüklü tencere, Fanis'in babası Savvas için yeni bir tıraş takımı, ve küçük Fanis için de bir teleskop…

Emilios Amca hediyelerin yanı sıra dünyadan haberleri de beraberinde getirir ve bunları yakındaki bir Hamam'da ailenin erkekleriyle (Fanis de dahil olmak üzere) paylaşır. Bu ziyaretlerinden birinde Yunanistan ile Türkiye arasında bir sorun olduğunu söyleyerek Vassilis Dede'nin sarımsaklı tahminini doğrular. Günün ilerleyen saatlerinde, ailece akşam yemeğine oturdukları sırada çalınan kapı tüm yaşamlarını değiştirir: Fanis'in babası Savvas Yunan vatandaşı olduğu için, ailesiyle birlikte sınır dışı edileceklerdir. Eşyalarını toplayıp kendi rızalarıyla ülkelerine dönmek için bir haftaları vardır.

Vassilis Dede ise Yunan vatandaşı değildir; Ege'nin Türkiye'ye ait kesiminde doğmuş ve büyümüştür. Tüm anıları, merhum eşinin mezarı, atalarının kemikleri oraya kök salmıştır ve bu şartlarda orayı terk etme düşüncesini bile kaldıramaz. Küçük Fanis, sevgili akıl hocasına veda ederken kalbi paramparça olur. Vassilis Dede çocuğun kederini hafifletmek için, yakında onlara kalmaya geleceğini ve Saime'yi de getireceğini söyler.

Türkler "Yunan" oldukları için onları gönderirken, Yunanlar da onları "Türk" olarak kabul eder.

Ana Yemek

Küçük Fanis Yunanistan'a vardığında, iki kültür arasında neden böylesine bir düşmanlık olduğunu kavrayamaz, çünkü en temel şeyleri ortaktır: Küfürleri ve mutfakları.

Zaman akıp gitmiş, büyükbabası ise gelme sözünü hâlâ tutmamıştır. Fanis İki büyük aşkını özlemektedir: Büyükbabasının hikayelerini ve Saime'nin dD PRODUCTIONSını. Bu arada Fanis küçük yaşına rağmen müthiş bir yetenek geliştirir; O mükemmel bir aşçıdır, üstelik henüz 7 yaşında olmasına rağmen!

Yerlerinden edilen "Constantinopolisliler" (hepsi iflah olmaz birer dedikoducudur) arasında sıkı bir bağ vardır ve mucize çocuk haberi kısa sürede ağızdan ağıza dolaşmaya başlar. Dil sürçmeleri olur ve şüpheler, söylentiler alır başını gider: Bu kadar küçük yaşta böyle iyi yemek yapabilen bir çocuk anormaldir ve ciddi psikolojik sorunları vardır.

Yıllar geçer ve 17 yaşına gelen Fanis Atina'nın önde gelen otellerinden birinin mutfağında çalışmaktadır.


Tatlılar

Gelin şimdi (40 yaşında olan) Fanis'in bugününe ve uçağın penceresinden aşağıda uzanan puslu İstanbul'u melankoli dolu bakışlarla izleyişine dönelim.

Fanis İstanbul'a iner inmez, büyükbabasının yattığı hastaneye gider. Koma'da olan Vassilis dede kısa sure sonar vefat eder ve cenaze merasiminde Faris Saime ile karşılaşır. Saime şimdi güzel bir kadındır, ama yüz ifadesi onun da yaşamında hayal kırıklıkları olduğunu ele vermektedir.

Sunum

Fanis uzun süredir hissetmeyi beklediği duygularla yüzleşir. Ancak şimdi Saime'nin tıpkı kendi çocukluğunu hatırlatan bir kızı Ayşe, ve Ankara'da askeri doktor olarak görev yapan bir eşi, Mustafa vardır. Her ikisinin de paylaşacak çok şeyi vardır ancak hayattın da kendine ait bir iradesi vardır…


YAPIM HAKKINDA

"A TOUCH OF SPICE/BİR TUTAM BAHARAT", Village Roadshow'un ilk Yunan prodüksiyonu, ve YunD PRODUCTIONSitan'ın gelmiş geçmiş en başarılı filmi olmak üzere.

Çekimleri Atina ve İstanbul'da gerçekleştirilen film Yunanistan'da 24 Ekim 2003'te gösterime girdi. Ülke çapında sadece 41 sinemada gösterilmesine karşın ilk hafta 65.000 kişi tarafından izlenerek bir rekor kırdı. İkinci haftasında ise seyirci sayısında % 53'lük bir artış oldu. Akdeniz'in "Like Water for Chocolate"ı olarak kabul edilen film, gösterime girmesinden sonraki 7 hafta arka arkaya en yüksek gişe hasılatını yaparak, "Master and Commander" ve "Finding Nemo" gibi Amerikan filmlerini geride bıraktı.

"A TOUCH OF SPICE/BİR TUTAM BAHARAT" 1.2 milyon izleyiciyi aştı ve hızı hâlâ kesilmedi. Filme her yaştan sinemaseverler aynı derecede ilgi gösterdi. Bu başarı Yunanistan'da en son "Titanic" tarafından gösterilmişti.

Film 8 dalda Ulusal Sinema Ödülü'nün (en iyi film, yönetmen, senaryo, görüntü yönetimi, kurgu, ses, müzik ve sanat yönetimi) yanı sıra, Thessaloniki Uluslararası Film Festivali'nde de People's Choice Ödülü aldı. Film, ayrıca, şu anda Yunanistan'ın Yabancı Dilde En İyi Film dalında 2005 Oscar resmi seçimi.

Senarist ve yönetmen Tassos Boulmetis'ten notlar:

1957 yılında İstanbul'da doğdum ve 1964 yılında sınır dışı edilince ailemle birlikte Yunanistan'a döndüm. 30 yıl sonra, eski evimizi, babamın dükkanını, dedemin bakkalını ziyaret etmek için İstanbul'a geldim.

Okulumun kapısını çaldığımda, ilkokul öğretmenim Bayan Emilia açtı kapıyı. Onu o zamandan beri görmemiştim. Her iki dedem de İstanbul'da doğmuş ve yine bu şehirde ölmüştü.

İstanbul'da yaşayan Rumlar sağlıklı bir toplumun aktif ve dinamik birer bireyiydi (pasif ve çekingen bir azınlık değillerdi). Ne var ki, siyasi bir anlaşmazlığın sonuçlarına katlanmak zorunda kaldılar: Bir yanda ülke çapında, ustalıkla ve sabırla, sağlıklı azınlığın sayısını azaltan Türk politikası; diğer yanda, farkında olmadan İstanbul'da yaşayan sağlıklı azınlık toplumunun sayısını azaltan, ulusal strateji ve vizyondan yoksun Yunan politikası.

Bu yüzden, filmimde için için yanan öfke ağırlıklı olarak "Yunanlar"a yönelik, "düşmanlarım"a değil. "A Touch of Spice/Bir Tutam Baharat" İstanbullu bir adamın yaşamını, kendi tarafından olması şart olmayan bir diplomata anlatışı…


OYUNCULAR HAKKINDA

George Corraface

Yunan asıllı George Corraface Paris'te doğup büyüdü. FrD PRODUCTIONSızca, İngilizce, Yunanca ve İspanyolca'yı akıcı bir şekilde konuşan George, FrD PRODUCTIONSa'nın başkentinde yaşamayı sürdürse de, fırsat oldukça yabancı yapımlarda çalışmakatan keyif duyuyor ve bunu sık sık yapıyor.

George deneyim ve ilgisinin, stereotip olarak görülen "bariz" rollere derinlik katmak olduğunu dile getiriyor. Kötü kalpli Cuervo Jones ile Kristof Kolomb bu rollerden bazıları.

İspanya'daki popülaritesi Vicente Aranda'nın "Pasion Turca"sıyla başladı ve Mar Taragona'nın "Muere Mi Vida"sıyla sürdü. Aktör, Yunanistan'da da Lucia Rikaki'nin "Quartet in Four Movements"ının ardından, Andreas Pantzis'in "Slaughter of the Cock"unda rol aldı. Film, Salonika da dahil olmak üzere pek çok festivalde ödül aldı ve aktöre En İyi Oyuncu ödülü kazandırdı. George, İngiltere'de de pek çok BBC filminde de oynadı. Julie Walters'la birlikte rol aldığı "Bambino Mio" bunlardan sadece biri.

FrD PRODUCTIONSa'da pek çok film ve televizyon yapımında yer alan George'un son dönemde imza attığı projeler şunlar: Hiner Saleem'in yönettiği "Long Live the Bride and the Liberation of Kurdistan", "Préférence" (Grégoire Delacourt), ve "Love, Math and Sex" (Charlotte Silvera). Aktör, FrD PRODUCTIONSız mini dizileri "Le Château des Oliviers"de Brigitte Fossey'yle, "Tramontane"da Alexandra Vandernoot ve son olarak da "La Bicyclette Bleue"de Laetitia Casta'yla birlikte kamera karşısına çıktı.

Ieroklis Michailidis

Ieroklis Michailidis, Kuzey Yunanistan Ulusal Tiyatrosu Drama Okulu'nda öğrenim gördü ve 1982 yılında mezun oldu.

1982-2002 yılları arasında 20 tiyatro oyununda rol alan Ieroklis'in akılda çalan çalışmaları şunlar: "Vodka Molotov" (N. Simon, A. Tchehov 1994-5), "The night of the Inguana" (T. Williams 1991-2), "Mistero Boufo" (D. Fo 1987-88), "Marianna Pineda" (F. Lorka 1986-7), "Odysseas" (N. Kazantzakis 1983-84). Aktör ayrıca 3 Yunan sinema yapımında da rol aldı: "A Touch of Spice/Bir Tutam Baharat" (2003), "Back Door" (2000) ve "Mavro Gala" (1999). "Kolpo groso", "Imaste ston aera", "Agami Thite"nin de aralarında bulunduğu çok sayıda televizyon dizisinde izleyicilerle buluşan Ieroklis, radyo yapımcılığı da yaptı.

1990'da diğer oyuncularla birlikte müzikal hiciv tiyatro ekibi "Agami Thite"yi kurdu. Aktör 1998'den bu yana ekibin başrol oyuncusu, yönetmeni ve senaristi. "Agami Thite" 1990 yılından bu yanan Yunanistan'da 110'un üzerinde gösteri sundu.

Renia Louizidou

Renia Louizidou da Kuzey Yunanistan Ulusal Tiyatrosu Drama Okulu'nda öğrenim gördü. Renia 1988 yazından bu yana Atina'da yaşadı ve çalıştı.

Renia, "Paradise Hotel" (Z. Feido), "Les parents terribles" (J. Cocteau), "Cat on a Hot Tin Roof" (T. Williams), "Lysistrati"nin (Aristofanis) yanı sıra çok sayıda tiyatro oyununda rol aldı.

"Pyr kai Mania", "I Aparadekti", "Tis Ellados ta Pedia", "I pantremeni ehoun psyhi", "Esi ftes"in de aralarında bulunduğu pek çok Yunan televizyon dizisinde başrol üstlenen Renia, sinemada da "A Touch of Spice/Bir Tutam Baharat"ın (2003) yanı sıra, Reppas Papathanasiou'nun yönettiği "Safe Sex" ile A. Kokkinou'nun yönettiği "Pamptohi A.E." adlı yapımlarda rol aldı.

Stelios Mainas

Stelios Mainas 1957 yılında Ermoupoli-Siros'ta doğdu. 1983 yılında Veaki Drama Okulu'ndan mezun olan Stelios, yirminin üzerinde tiyatro oyununda rol aldı. "Blood Wedding" (Lorka), "Hamlet" (Shakespeare), "Twelfth Night" (Shakespeare), "The Servant of two Masters" (Goldoni), "The Homecoming" (Pinter), "Sweet Bird of Youth" (Williams) bunlardan sadece bir kaçı.

Stelios'un altı da sinema filmi bulunuyor: "Deserter", "Loafing and Camouflage", "Valkanizater", "Brazilero", "Hard Goodbyes: My father" and "A Touch of Spice/Bir Tutam Baharat".

Tamer Karadağlı

1967 'de doğan oyuncu Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümünden mezun oldu.

Şu sıralarda Türkiye'nin en popular aktörlerinden biri olan Karadağlı, 2002 yılından bugüne kadar Türk televizyonlarının en sevilen sit-com dizisi "Çocuklar Duymasın"nın başrolünde oynuyor.

1993-2002 yılları arasında birçok önemli TV projesinde rol alan Tamer Karadağlı, aralarında George Clooney, Kevin Costner ve Clint Eastwood'un da yer aldığı birçok ünlü Amerikan aktörünü, Türkiye'de yayınlanan filmlerinde seslendiriyor.

Devlet Tiyatroları ve özel tiyatrolarda birçok oyunda sahneye çıkan Tamer Karadağlı, çok sayıda TV reklamında da rol aldı.

TV Dizileri
Ferhunde Hanımlar - Star Television
Duvar Ötesi - Kanal D
Cinlerle Periler - ATV
Nasıl Evde Kaldım - TRT 1
Sarı Evin Esrarı - Show TV
Babam Olur Musun - ATV
Şaşıfelek Çıkmazı - TRT 1
Cocuklar Duymasın - ATV

Başak Köklükaya

1974 yılında doğan oyuncu, 1995 yılında burslu olarak öğrenim gördüğü Bilkent Üniversitesi, Tiyatro bölümünden mezun oldu.

Mezun olduğu yıl İstanbul'a yerleşen oyuncu, İstanbul Şehir Tiyatroları'nda çalışmaya başladı. Aynı yıl rol aldığı Yazlıkçılar ve Bizimkiler adlı TV dizileri ile ilk TV deneyimlerini kazandı. İlk kez Ferzan Özpetek'in Hamam adlı filmi ile sinema tecrübesi kazanan Başak Köklükaya, sinema ve TV projeleri ile oyunculuk kariyerini sürdürüyor.

Ödüller
2001 Festival International de Cinema-Illes Balears (İspanya), En iyi kadın oyuncu ödülü (Üçüncü Sayfa )
2000 Orhan Arıburnu, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Üçüncü Sayfa i)
2000 T.C. Kültür Bakanlığı 19. Uluslararası İstanbul Film Festivali, En Başarılı Kadın Sanatçı Ödülü (Üçüncü Sayfa )
2000 19. Uluslararası İstanbul Film Festivali, Eczacıbaşı Vakfı, En iyi kadın oyuncu ödülü (Üçüncü Sayfa )
2000 Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği, En iyi kadın oyuncu ödülü (Üçüncü Sayfa )
1999 Sinema Yazarları Derneği, En iyi kadın oyuncu ödülü (Üçüncü Sayfa )
1999 36. Antalya Film Festivali, Altın Portakal, En iyi kadın oyuncu ödülü (Üçüncü Sayfa )
1998 10. Ankara Uluslararası Film Festivali, Ulusal Uzun Film Yarışması, Umut veren yeni kadın oyuncu ödülü (Hamam )

Filmler
Mustafa Hakkında Herşey (2004)
Bir Tutam Baharat (2003)
İtiraf (2001)
Derviş (2000)
Üçüncü Sayfa (1999)
Harem Suare (1999)
Hamam (1996)

TV Dizileri
Uy Başuma Gelenler (2004 - Devam Ediyor)-Show TV
Sultan Makamı (2003 - 2004) - Kanal D
Esir Şehrin İnsanları (2003) - TRT 1
Aşk ve Gurur (2002) - Star TV
Bizimkiler (1995 - 2001) - Kanal D, Show TV
Koltuk Sevdası (2001) - TRT 1
Baykuşların Saltanatı (2000) - TRT 1
Yazlıkçılar (1995 - 1998) - TRT 1, Star TV

Yazar ve Yönetmen Tassos Boulmetis Hakkında

Tassos Boulmetis 1957 yılında İstanbul'da doğdu. 1964 yılında Yunanistan'a yerleşen Boulmetis, Atina Üniversitesi'nde fizik, Kaliforniya Üniversitesi'nde (UCLA) ise Film Yapımı ve Yönetmenlik öğrenimi gördü. Buradaki öğrenimini bir dönem çalıştığı Onassis Vakfı'nın bursuyla tamamladı.

Yunanistan'daki kariyerine ulusal televizyon kanallarında yapımcılık ve yönetmenlik yaparak başladı. Ardından "DREAM FACTORY" adlı filmin ortak yapımcılığını, yönetmenliğini ve yazarlığını üstlendi. Film, Yunanistan'da 8 ödül aldı ve Houston Film Festivali'nde Altın Ödül'e layık görüldü. Boulmetis 1988 yılından bu yana TV reklamlarında, uluslararası projelerde çalıştı ve Özel Efektler ve Elektronik Görüntüler üzerinde uzmanlaştı.

Son projesi olan "A Touch of Spice/Bir Tutam Baharat"ı hem yazdı, hem yönetti, hem de ortak yapımcılığını gerçekleştirdi. Bu proje, onun için, bir sevgi ürünü, çünkü ağırlıklı olarak kendi hayatından gerçeklere dayanan bir hikayeyi


  Asmalı Konak
  O Şimdi Asker
  Mustafa Hakkında Herşey
  Bir Tutam Baharat